Atatürk’ü Gördüm

Atatürk’ü Gördüm

“Yıl 1936. On yaşlarımda olmalıyım…”

“Eskişehir’e gelmiş, kolordu binasından çıkıyordu ki, iki adım önümüze geçti. Oradan da CHP merkezine doğru yürüdü. Koşarak biz de babamla hemen oraya gittik. Kısa bir süre sonra gene iki adım önümüzden gülümseyerek yol aldı. “

“Bu, O’nu yaşarken görme şansımdı!”

“Naaşı 20 Kasım 1938’de Ankara’ya nakledilirken tren gece yarısı Eskişehir’den geçiyordu. Çok soğuk bir kış karanlığı idi. Gene babamla bekliyorduk. Tren istasyona girerken babamın ilk kez ağladığına tanık oldum.”

“Bu, O’nu ikinci görüşümdü.”

“Anıtkabir daha yapılmadığı için naaşı geçici olarak Etnografya müzesine konulmuştu. 10 Kasım 1953’de Anıtkabir’e nakledilmek için oradan çıkartılırken gene biz oradaydık.

“Bu, O’nu üçüncü kez görüşümdü“.

“Sonrasındaki Anıtkabir ziyaretlerimi saymıyorum…”

Bu satırları 90 yaşındaki babam yazdı.

Bizim neslimiz Atatürk’ün yüceliğini annelerimizden, babalarımızdan, baba annelerimizden, anne annelerimizden, dedelerimizden dinleyerek büyüdü.

Ne güzel içimize işlemiş ki hala O’nu hissediyor, yaşıyor, inanıyor ve izinden gidiyoruz!

Her 10 Kasım’da tüylerim diken diken oluyor. Şu anda bu yazıyı yazarken olduğu gibi…

Önünde saygıyla eğiliyorum Atam!..

Füsun Tuna

Yorum Bırak

Your email address will not be published.