Hediyeleşmek ve Mutluluk

Hediyeleşmek ve Mutluluk

Herhangi birine hediye vermeyi isteseniz, ne seçerdiniz?

Mutluluk mu?
Sınırsız zenginlik mi?
Bütün arzularını yerine getirecek bir melek mi?

Yaşantımızda hediye ile hem mutlu hem de müteşekkir olabilmek yıllarca araştırmalara konu olmuş. Gerçekten müteşekkir olabilenlerin düzenli olarak daha yüksek düzeylerde olumlu duygulardan bahsettiklerini gösterdikleri görülmüş. Daha da önemlisi; çok daha az depresyon ve stres gibi sorunlarla karşılaşıldığını!

Psikologlar ise gayet pratik bir şekilde yaklaşıyor bu konuya ve “düşüncelerinizi gözden geçirin…” diyor. “Zarafetle bir hediyeyi kabul etmek esasen almak değil, tam tersine bir başkasına mutluluk yaşatmak olarak da görülebilir”. Dolayısıyla, sizin gösterdiğiniz zarafet ve değerbilirlik aslında size hediyeyi veren kişiyi mutlu eder.

Çoğumuz için başkalarına hediye vermek bir zevk ve mutluluktur. Seçim yaparken iç güdülerimize güveniriz. Karşımızdaki kişinin kişilik yapısını ve zevklerini göz önünde bulundururuz. Hediyenin pahalı olması gerektiğini düşünmeyiz. Önemli olan sevdiğimizi mutlu edebilecek bir hediye olmasıdır. Hediye vermek, mutluluk vermekle eşittir.

Hediyeleşmek, özellikle zorunlu olmadığı zamanlarda bana dünyanın en güzel hissini yaşatıyor. Sebebini bilmek istemiyorum. O duyguyu kaybederim diye korkuyorum galiba… Bu nedenle de hediye işine girdim. Yaptıklarımın en sevdiğim tarafı ise ürünleri ve üretilenleri sonsuz bir yaratıcılık katma kapasitesinin var olması. Bir fikrin çok güzel bir hediyeye dönüşmesi ve bu hediyenin verilmek istenen mesajı keşfederek mükemmel olarak yansıtması gibi…

“Sevdiklerimize vereceğimiz en değerli hediye; ne altındır, ne de mücevher, yalnız kendimizden bir küçük parça”.- Ralph Waldo Emerson

Yorum Bırak

Your email address will not be published.

X